Dil ve Edebiyat (215. Sayı)
Dergi Ücreti : 24 ₺
Genel Yayın Yönetmeni’nden…
ÖZCAN ÜNLÜ
Türk edebiyatının özgün kalemlerinden merhum Ali Haydar Haksal (1951-28 Ağustos 2026), sadece verimli bir hikâye yazarı olarak değil, fikir hayatımıza kazandırdığı birbirinden önemli eserlerle de unutulmaz bir imza atarak sırlandı.
Edebiyatı bir ahlâk, bir dervişlik ve bir ocak şuuruyla omuzlayan ve tıpkı öncüleri Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu ve Rasim Özdenören gibi nadir şahsiyetlerdendi. Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni olduğu Yedi İklim’i bir dergiden öte, onlarca gencin yetiştiği, edebiyatın edeple yoğrulduğu bir dergâha dönüştüren sabrı ve sadakatiydi. Kalemini hiçbir zaman piyasanın çarklarına teslim etmedi; insanın içindeki derin çatlağı, modernitenin açtığı yaraları ve ontolojik yalnızlığı hep gelenekten, tasavvuftan ve kutsal olandan beslenen bir dille sağaltmaya çalıştı.
Necip Fazıl’dan Sezai Karakoç’a, Cahit Zarifoğlu’ndan Rasim Özdenören’e uzanan o kutlu çizginin hem şahidi, hem taşıyıcısı, hem de vefalı bir şerhçisi oldu. Sesim Bana Yetmiyor derken dahi edebiyatımızda gür ve sahici bir ses bıraktı.
Dil ve Edebiyat dergimizin elinizdeki 215. sayının ilk heyecanına merhum Ali Haydar Haksal da ortaktı. Hastanede tedavi gördüğü günlerde, 213. sayıyı kendisine adanmış özel bir sayı olarak hazırlamayı planlamıştık. Bu düşüncemizi kendisiyle paylaştığımızda çok sevindi; kardeşi Müstakim Haksal’a söylediği ve bize de ulaşan sözleri, çalışmamıza ayrı bir anlam kazandırdı. Şimdi 215. sayı olarak okuruyla buluşan bu eseri, o sevincin hatırası ve aramızdan ayrılışının derin hüznüyle sunuyoruz.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanımız Ekrem Erdem ve derneğimizde yayın çalışmalarını birlikte yürüttüğümüz arkadaşlarımızla konuyu değerlendirerek hazırlıklara başladık. Yayın Kurulumuzda bulunan şair ve yazar Şakir Kurtulmuş ile kolları sıvadık. Ali Haydar Haksal’ın, dergimize uzun yıllar büyük emekler veren önceki dönem Genel Yayın Yönetmenimiz Üzeyir
İlbak’ın da dosyaya katkıda bulunmasını istemesi üzerine, onun da titiz katılımıyla bu kıymetli çalışma şekillendi.
Ali Haydar Haksal, elliyi aşkın eseriyle edebiyatımızda kalıcı bir yer edinirken Yedi İklim’in çevresinde yetişen kuşaklara da emeğini, vaktini ve gönlünü verdi. Modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını, iç dünyasındaki çatışmaları anlatan kalemiyle insanın incinen taraflarına eğildi. Geleneğin ve inancın kaynaklarından beslenen edebiyatında taşıdığı hassasiyeti, dostluklarında ve genç kalemlere gösterdiği yakınlıkta da korudu. Onun ardından hatırladığımız mütevazı, dervişçe duruş, yazdıklarıyla yaşayışı arasındaki derin bağın ifadesiydi.
Bu anıt sayının hazırlanmasında büyük emekleri bulunan Üzeyir İlbak ve Şakir Kurtulmuş başta olmak üzere, çalışmayı destekleyen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Dergimizin yeni görsel yönetmeni ve tasarımcısı Merve Yaylacık’a da bizimle hazırladığı bu ilk sayıya kattığı emek ve özen için şükranlarımızı sunuyoruz.
En içten teşekkürümüz ise Ali Haydar Haksal’a duydukları saygıyı şiirleri, analizleri, incelemeleri, hatıraları ve çizgileriyle dile getiren bütün dostlarımıza… Onların katkılarıyla bu sayfalar, bir edebiyat ömrünün farklı cephelerini aydınlatan ortak bir hafızaya dönüştü. Bu emeğin, Haksal’ın eserlerini yeniden okumaya, düşüncesini anlamaya ve edebiyatımıza bıraktığı mirası gelecek kuşaklara taşımaya vesile olmasını diliyoruz.
Kıymetli yazarımız Ali Haydar Haksal’ı rahmet, hürmet ve muhabbetle anıyoruz. Ailesinin, dostlarının, okurlarının ve edebiyat dünyamızın -tekrar- başı sağ olsun.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.